SAĞLIĞINIZA IŞIK TUTAN HABER PORTALI

ZAYIFLAMANIN 33 YOLU

25/3/2009 ·

ZAYIFLAMANIN 33 YOLU
Sürekli bir diyeti bırakıp başkasına mı başlıyorsunuz? Peki buna rağmen değil bir kilo 100 gram bile veremiyor musunuz? O halde size önerimiz diyet kelimesini kesinlikle unutup küçük ayrıntılara özen göstererek fazlalıklarınızdan kurtulmanız.

İşte uygulaması kolay, oyun haline getirip zevkle deneyeceğiniz minik ipuçları:

1-Tamamen unutun

Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.

2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin

Örnek: Portakal suyu (1 fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.

3- Susadıkça Su için

Susadıkça su için. Günde en az şu kadar su için demek doğru değildir, ancak susadığınızı hissettiğiniz zaman mutlaka su için.

4- Sosları unutun

Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.

5- Yemeğin ardından yatağa girmeyin

Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.

6- Sık yiyin

Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.

7- Süt için

Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.

8- İyi bir uyku

Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için hergün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

9- Stresi yenin

Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.

10- Hazır yemekleri unutun

Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nediyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.

11- Atıştırmayı bırakın

Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...

12- Buzdolabınıza baskın yapın

Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyyen yasaklayın.

13- Gazlı içecek yerine su ve soda

Diyet ürünü de olsa gazlı içecekler yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.

14- İşkolik olun

Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında...

15- Kalorileri azaltın

Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.

16- Kahvaltı edin

Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.

17- Dans edin

Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.

18- Asansöre binmeyin

Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.

19- Diyet içecekler

Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.

20- Yavaş yemek yiyin

Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.

21- Yatak odasını yiyeceğe kapatın

Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.

22- Kendinizi ödüllendirin

En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.

23- Tasarruf yapın

Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.

24- Aşka dair duygularınızı canlı tutun

Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?

25- Egzersiz yapın

Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutkaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.

26- Ev işleri

Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.

27- Meyve yiyin

Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak için meyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.

28- Yemek başlangıcı

Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.

29- Tuzu kesin

Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.

30- Sofraya oturun

Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.

31- Azimli olun

Bir türlü kilo veremiyorsanız çok beğendiğiniz bir elbisenin bir beden küçüğünü alın ve görebileceğiniz bir yere asın. Kendinize aldığınız elbisenin içine gireceğinize dair söz verin.

32- Mutfağınızı düzenleyin

Kilo almamaka için mutfak tezgâhı üzerinde durmasına alıştığınız abur cubur yiyecekleri ortadan kaldırın. Bu yiyecekleri görmediğiniz sürece aklınıza çok fazla gelmeyecektir.

33- Dişlerinizi fırçalayın

Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalamayı alışkanlık haline getirirseniz ağzınızda kalan ferahlık duygusuyla bir süre yemek yemek istemezsiniz

 

 

www.hekimce.com

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

BOYUN AĞRILARI

25/3/2009 ·

1 -Boyun ağrıları neden oluşuyor?

Özellikle çalışan kesimi etkisi altına alan boyun ağrıları her yaş grubunda karşılaşılan önemli bir sorun. Her üç kişiden biri, hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısından yakınıyor. Boyun ağrıları boyun omurgasını oluşturan omur ismi verilen kemiklerin, eklemlerin, omurların arasında yer alan disklerin ve omurga çevresindeki kas ile bağların bozulması sonucu gelişiyor. Modern yaşamın getirdiği olumsuzluklardan biri olan boyun ağrılarına boyun fıtığı, disk dejenerasyonu, boyun omurgasında kireçlenme, miyofasyal ağrı sendromları, romatizma, osteoporoz, kötü duruş ve boynu kötü kullanma ile tekrarlayan strese bağlı zedelenme gibi pek çok neden yol açıyor. Boyun ağrılarının en önemli sebebi ise boyun fıtıkları.

 

2 -Boyun fıtığı nedir?

Boynumuz yedi adet boyun omurundan oluşuyor. Omurlarımızın arasında da hareket edebilmemizi sağlayan diskler yer alıyor. Disk ismi verilen bu yapı içerdiği su ve kollajen yapı sayesinde omurga üzerine binen yükü absorbe ediyor. Aynı zamanda iki kemik dokunun birbirine temas etmesini engelliyor. Yaş ilerledikçe veya travmalar sonrasında disk dokusu suyunu kaybedip daha sert ve hareketi kısıtlı hale geliyor. Vücudumuzun yükünü taşıyan bu disk dokusu dejenere olduğu zaman hastalık ortaya çıkıyor. Diskin dış kısmındaki daha sert olan yapıdaki küçük yırtıklardan içteki yumuşak olan kısım dışarı çıkıyor. Bazen omur yapısı bozulduğu için omurlar üzerinde küçük kemik çıkıntıları ortaya çıkıyor. İçteki yumuşak yapının veya kemiklerin etraf dokulara baskı yapması sonucu ortaya çıkan tabloya “boyun fıtığı” deniliyor..

 

3 -Boyun fıtığının belirtileri neler?

Boyun fıtığının en önemli belirtisi, ağrı. Hastalığın başlangıç döneminde boyun ve sırt ağrısı ön planda. Olay ilerledikçe dejenere olan diskin sinirlere baskı yapması sonucunda kollarda, parmaklara kadar inen ağrı ve uyuşmalar ortaya çıkıyor. Bir süre sonra sinirin baskı altında kalmasına bağlı olarak kuvvet azalması başlıyor. Tedavi edilmeyen ileri olgularda omurilik baskı altında kalınca bacaklarda güçsüzlük ve idrar kaçırma gibi oldukça tehlikeli bir dönem başlıyor.

 

4 - Tanı nasıl konuluyor?

Hastaların anlattıkları şikayetler teşhis için yardımcı oluyor. Kesin tanı muayene ve MR incelemesi ile konuluyor. Benzer şekilde boyun ve kol ağrısı yapabilen diğer hastalıklardan ayırıcı tanısının yapılması tedavi planlaması için oldukça önemli. Benzer şekilde ağrılara yol açan boyun omurlarını tutan tümör veya enfeksiyonların gözden kaçmaması için muayene ve radyolojik incelemeler büyük önem taşıyor.

 

5 - Hangi tedavi yöntemlerinden yararlanılıyor?

Sanılanın aksine, boyun fıtığında cerrahi tedavi son çare olarak görülüyor. Hastaların büyük çoğunluğu için yatak istirahati, ilaç tedavisi veya fizik tedavi yeterli geliyor. Başlangıç döneminde şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaçlar veriliyor. Ağrı azaldığı dönemde ise fizik tedavi programı öneriliyor. İlaç olarak ağrı kesici, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar veriliyor. Özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde de kısa süreli kullanım için boyunluk verilebiliyor. Fakat uzun süre boyunluk kullanılması boyun kaslarını zayıflatacağı için önerilmiyor. Bunların dışında bazı seçilmiş olgularda enjeksiyonlar yapılarak ağrı azaltılabiliyor.

 

 

6-Boyun ağrılarını önlemek için nelere dikkat etmeli?

Masa başında çalışıyorsanız, kol destekli bir sandalyede, omuzlarınız geride ve ayaklarınız yere değecek şekilde oturun. Sırtınıza ve belinize arkadan destek verin. Ensenize de bir yastık ile destek sağlayın. Sandalyeden öne doğru kayarak kalkın. Uzun süre bilgisayar kullanmak, kitap ve gazete okumak, televizyon seyretmekten sakının. Yüksekten bir şey alacaksanız, merdiven kullanarak o yüksekliğe yakın olmaya çalışın. Ani ve sert hareketlerden kaçının. Özellikle iş yaparken rahat ve sıkmayan kıyafetler giyin. Masada otururken kısa aralar verip, ayağa kalkın. Kısa yürüme ve gerinme egzersizleri yapın. Çok sayıda veya kalın yastıkla yatmayın, televizyon izlerken kanepenin koluna başınızı dayayıp, uyuyakalmayın. Ayrıca telefonun ahizesini omuz ile boynuzun arasına sıkıştırarak konuşmayın. Omurga sağlığınız için yüzmeyi de ihmal etmeyin.

 

Boyun fıtığı operasyonu nasıl uygulanıyor?

Boyun fıtığında; servikal laminektomi, önden veya arkadan diskektomi ile korpektomi gibi çeşitli tedavi seçenekleri var. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de klasik ameliyatlar ön taraftan, boynun ön yüzünde, genellikle sağ taraftan 4-5 santimlik bir kesiden girilerek uygulanıyor. Ameliyat Mikroskobu kullanılarak fıtıklaşmış olan disk materyali çıkartılıyor ve kollara giden sinirlerin etrafındaki kemikler açılarak sinir rahatlatılıyor. Disk boşaltıldıktan sonra omurların çökmemesi, ilerde gelişebilecek deformitenin önlenmesi ve sinirin geçtiği alanın genişletilmesi için o bölgeye kemik veya titanyumdan yapılı greft veya kafes konuluyor.

 

 

 

Hangi tedavi yöntemlerinden yararlanılıyor?

Sanılanın aksine, boyun fıtığında cerrahi tedavi son çare olarak görülüyor. Hastaların büyük çoğunluğu için yatak istirahati, ilaç tedavisi veya fizik tedavi yeterli geliyor. Başlangıç döneminde şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaçlar veriliyor. Ağrı azaldığı dönemde ise fizik tedavi programı öneriliyor. İlaç olarak ağrı kesici, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar veriliyor. Özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde de kısa süreli kullanım için boyunluk verilebiliyor. Fakat uzun süre boyunluk kullanılması boyun kaslarını zayıflatacağı için önerilmiyor. Bunların dışında bazı seçilmiş olgularda enjeksiyonlar yapılarak ağrı azaltılabiliyor.

 

-Fizik tedavide neler yapılıyor?

Boyun fıtıklarının çoğunda fizik tedavi ile düzelme sağlanabiliyor. Yumuşak doku ve sinir kökü baskısına bağlı ağrıları gidermek ve spazm oluşan kasları gevşetmek için kızıl ötesi ışınlar, sıcak uygulamaları, ultrason ve elektriksel uyarı uygulanıyor.

 

Ne zaman cerrahi tedaviye başvuruluyor?

Boyun fıtığının tedavisinde cerrahi yönteme ortalama on hastadan birinde başvuruluyor. Cerrahi tedavi ancak ilerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak şekilde kol sinirlerine ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtıklarında, tedaviye rağmen şikayetleri süren hastalara, omurga kırığı ile omurga kayması olanlara, ciddi omurilik ve sinir baskısı olanlara yapılıyor. Ayrıca omurgada tümörü veya enfeksiyonu olan hastalara da yine cerrahi tedavi uygulanıyor.

 

 

REALAGE.COM.TR

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

ANEMİ NEDİR?

25/3/2009 ·

Anemi Nedir?

Anemi, bir çeşit kan hastalığıdır.

•Kanda normalden daha az alyuvar (KKH- kırmızı kan hücresi) bulunması
•Kanda normalden daha az hemoglobin bulunması (alyuvarın oksijen taşıyan bölümüne hemoglobin denir.) durumlarına anemi ismi verilir.



Yeterli sayıda alyuvar olmadığında ya da çok az hemoglobin olduğunda, kan, vücudun tüm bölümlerine yeterince oksijen taşıyamaz.

Aneminin birçok farklı çeşidi vardır:

•Demir eksikliği anemisi
•Hemolitik anemi
•Vitamin B-12 eksikliği anemisi
•Folik asit eksikliği anemisi
•Alyuvarlardaki kalıtsal anormalliklerden kaynaklanan anemi (örneğin; orak hücreli anemi ve talasemi)
•Romatoid artrit gibi kronik hastalıklardan kaynaklanan anemi

 

Farklı Anemi Türleri Nasıl Oluşur ?

Demir eksikliği anemisi:

En çok görülen bu anemi türü, kanda yeterince demir olmamasından kaynaklanır. Demir, tüm vücut hücreleri için önemli bir mineraldir. Özellikle kan hücreleri için değerlidir çünkü hemoglobin yapmak için demire ihtiyaç vardır. Demir eksikliği anemisi, diyetinizdeki yetersiz demirden ya da kan kaybından kaynaklanır.

Hemolitik anemi:

Bu tür anemi kırmızı kan hücreleri; enfeksiyon, ilaç, yada kalıtım nedeniyle yok edildiğinde ya da zarar gördüğünde ortaya çıkar.

Vitamin B-12 (kobalamin) eksikliği anemisi:

Bu tip anemi, mide ya da bağırsakta B-12 emiliminde sorun yaşandığında meydana gelir.Örneğin bir bağışıklık sistemi bozukluğu olan pernisyöz anemi, bağırsak bölümündeki normal vitamin emilimini engeller. Mide ya da bağırsak rahatsızlıkları, bazı ilaçlar ve kalıtsal bozukluklar B-12 vitamini yetersizliğine neden olur. Bazı vejeteryanlar yedikleri yemeklerden yeterli miktarda B-12 vitamini alamayabilirler.

Vitamin B-12 eksikliği, anemiye sebep olmasının yanında, sinir sistemini de etkileyerek uyuşukluğa, karıncalanmaya, denge problemlerine, depresyona ve hafıza problemlerine neden olabilir.

Folik asit eksikliği anemisi:

Diyetteki folik asit eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bu anemi türü, B-12 eksikliği anemisine benzer fakat belirli sinirlere zarar vermez. Ancak depresyona neden olabilir. Bir kadının, hamileliği başladığında ya da hamileliğinin erken döneminde yetersiz folik asit alması, doğum defektlerine neden olabilir. Bu tip anemi aşağıdaki kişilerde yaygındır:

•Hamile kadınlar
•Bağırsaklarındaki problemler nedeniyle yiyeceklerden besin almakta zorluk çekenler
•Her gün düzenli olarak ilaç alanlar, doğum kontrol ilacı alanlar
•Genellikle yetersiz beslenme problemi yaşayan alkolikler


Kalıtsal problemli alyuvarların neden olduğu anemi:

Alyuvarlarda problem olmasından kaynaklanan, en çok rastlanan kalıtsal problemler orak hücreli anemi ve talasemidir (Akdeniz anemisi).

Orak hücreli anemi, orak şekilli kan hücrelerinin oluşmasına neden olan kalıtsal bir hastalıktır. Orak hücre hastalığı Afrikalılar, Afro-Amerikanlar, Akdenizliler (İtalyanlar ya da, Yunanlılar), Ortadoğulular, Doğu Hindistanlılar, Karayip, Orta ve Güney Amerikalılar arasında yaygındır. Anormal alyuvarlar, dolaşım sistemine geçerken zarar görür ya da yok edilir. Anemi birçok belirtiye yol açar. Orak hücre krizi denen duruma neden olabilir. Bu krizler, yükseklik ya da basınç değişiklikleri, az oksijen durumlarında veya bazı hastalıklar olduğunda ortaya çıkar. Orak hücre krizlerinde kırmızı kan hücreleri daha da deforme olur ve kılcal damarları tıkayarak ciddi ve uzun süreli ağrılara ve başka komplikasyonlara neden olur.

Talasemiler, anormal hemoglobinden kaynaklanan kalıtsal anemilere denir. Anormal hemoglobin, anormal kırmızı kan hücrelerine ve düşük hemoglobin seviyesine neden olur. Talasemi genellikle Akdeniz bölgesindekileri etkiler ancak bazı tipleri Afrika, Asya, Hindistan ve Güney Pasifikliler’de görülür. Talasemilerin çoğu hafiftir ancak bazıları, çocuklarda hayati tehlikeye neden olabilecek hastalıklara yol açar.

 

Anemiye Neden Olan Kronik Hastalıklar

Anemiye neden olan bazı kronik hastalıklar şunlardır:

•Kanser
•Romatoid artrit
•Sürekli enfeksiyonlar
•Böbrek hastalığı

 

Semptomları Nelerdir?

Hafif anemiler genellikle belirti göstermez.

Daha ciddi anemilerin belirtileri şunlardır:

•Zayıflık
•Yorgunluk
•Deri, diş etleri, soluk tırnak etleri.

Diğer ciddi anemi belirtileri şunlardır:

•Ayağa kalkmak gibi duruş pozisyonunuzu değiştiren hareketler yaptığınızda meydana gelen sersemlik hissi.
•Hızlı kalp çarpması
•Nefes darlığı
•Baygınlık geçirme
•Göğüs ağrısı
Sarılık (sarı cilt ve gözler) hemolitik aneminin belirtisi olabilir.

 

 

 

Nasıl Teşhis Edilir ?

Doktorunuz belirtilere bakar ve sizi muayene eder. Anemi hastalığından ve rahatsızlığın ne kadar ciddi olduğundan tam olarak emin olmak için kan sayımınız yapılır.

Aneminin türünü belirlemek için diğer testlere ihtiyacınız olabilir.

 

Etkileri Ne Kadar Sürer ?

Demir eksikliği anemisi gibi hafif, kolayca tedavi edilebilen anemiler, tedaviye çabuk cevap verir ve birkaç gün içinde iyileşir.

Orak hücreli anemi gibi kronik anemilerin belirtileri gelip geçicidir. Kronik rahatsızlıklarla alakalı olan anemiler, genellikle hastalığın durumuna göre iyileşir veya kötüleşir.

 

Nasıl Korunabilirim ?

Anemiden korunmanın yolu hastalığın sebebine göre değişir. Eğer aneminin sebebi diyetinizdeki besin yetersizliğiyse, az aldığınız besin maddesinden daha fazla almanız hastalığın tekrar nüksetmesini önler.

B-12 yetersizliği anemisinin komplikasyonlarının tekrar etmesini önlemek için, doktorunuzun B-12 vitamini enjeksiyon tedavisi tavsiyelerine uyun.
Eğer orak hücreli anemi hastalığınız varsa, sıcak havalarda, egzersizler sırasında ya da hastalandığınızda susuz (dehidrasyon) kalmayın.

Dehidrasyon orak hücre krizini tetikler.

Kalıtsal anemisi olan aileler için genetik inceleme önemlidir.

 

www.realage.com.tr

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

CİLT HASTALIKLARI VE KORUNMA YOLLARI

25/3/2009 ·

        -Cilt hastalıkları nelerdir?

 

Cildimizde görünen hertürlü kızarıklık,kabarıklık,kaşınma,renk değişikliği,yüzeyindeki değişiklikler,kıvamındaki ve esnekliğindeki değişimler,saç,tırnak ve genital bölgenin dışarıdan görünen deri kısmında oluşan hertürlü hastalık cilt hastalığı olarak adlandırılır.

-Beslenme alışkanlığının   cilt sağlığımıza olumlu ya da olumsuz etkileri nelerdir.Sağlıklı bir cilt için tavsiyeleriniz?

Beslenme cildimizi oldukça yakından ilgilendirir.Demir emilimini bozan siyah çayı yemeklerin hemen üzerine içmek veya yeterli demir almayıp kansızlık geliştiğinde deri soluk,mat bir renk alır.Göz altları koyukahverengi  mor renkli gözükür.Alerjilerin bir çoğunu ,ürtikerde yine beslenme  ile yakın ilgilidir.Bazı kişilere acılı,bahartlı,kuruyemiş veya mayalı yiyecekler dokunmaktadır.Yine ergenlik sivilceleride beslenmeyle çok ilgilidir.Akneli hastalara kızartma ,fast food,çukulata ve tatlıyı yasakladığımızda tabikii hastada buna uyduğunda ilaç ihtiyacı oldukça azalmakta.Çünkü vücudumuz aldığımız gıdayı parçalayıp ondan vücudun yapıtaşlarını sentezlemekte.Çin atasözünde olduğu gibi kişi ne yiyorsa odur.

-Ergenlik sivilceleri hakkında gençlerimize neleri tavsiye edebilirsiniz?

Genellikle ailede genetik olarak vardır.Beslenmenin daha çok yağlı ve karbonhidratlı gıdalara kaymasıda şikayetleri artırmakta.Gençlerde yağ hücreleri henüz depolamak üzere çalışmadığı için gıdalardan alığı fazla kaloriyi yakıyor yakamadığını da  atmanın bir yolunu arıyor ve ciltten atmaya çalışıyor.Yağlı,kızarmış yiyecekler,tatlı(yağa çevrildiği için),çukulata,gazlı içeceklerden ve kuruyemişten(florayı ve asit baz dengesini değiştirerek)uzak durmaları gerekiyor.Bol taze sebze ve meyve yenmeli.Balık yağı ciltteki kızarıklığı ve enflamasyonu(kendi dokusuna iltihap hücresi yıgmak)alıyor.Bu nedenle düzenli balık yemeleri gerekiyor.Ciltlerini temiz tutacaklar.Sabah akşam uygun temizleyicilerle cilt temizlenecek,Ağır makyaj,fondöten yüzde 2-3 saatten fazla kalmamalı.Sivilceler belli bir yaşa geldiğinde illaki geçer ama; önemli olan en az ilaç,en az sivilce ve en az izle bu dönemi atlatmaktır.Ağır formların mutlaka tedavi alması gerekir.Ayrıca tedavi sivilceyi geçirir ama izler için kimyasal peeling yaptırmak (izler iyice eskimden)gerekir.

 -Egzema belirtileri nelerdir.Hangi belirtilerde uzmandan yardım almak gerekebilir?

Egzemanın yerleştiği bölgeye derinin görünümü farklılık arazeder.Ellerde ise başlangıçta kuruma,kaşıntı,pullanma,giderek yarılma ve ince kanamalar şeklinde olur.Parmak uçlarında ise daha çok kaşıntılı minik su toplamaları şeklinde olur.Bunlar hızla açılarak kırmızı zeminli nemli bir hal alır.Sonra kuru,sert,kabuklu bir yaraya döner.Bazen ayak tabanında çok kaşıntılı,içi su dolu kabarcıklar ve kahverengi kabuklanmalar şeklinde olur.Egzema saç diplerine ve enseye yerleşirse özellikle stresli dönemlerde kızarık,kaşıntılı,sulantılı,kötü kokulu bir hal alabilir.Kulak arkalarında da benzer bir tablo oluşturur.Kötü koku,akıntı,ağrı,zonklama,şiddetli kaşıntı durumlarında dermatoloğa görünmek gerekir.Yeni doğan bebeklerde yanaklarda kızarıklık,saçta konak,boyun altında kızarıklık ve sulanma şeklinde olabilir.Bu tip alerjik bünyeli çocukların en az 2 yıl emzirilmesi gerekir.Çünkü anne sütünde alerjiye karşı koruyucu maddeler vardır.BU çocukların ek gıdalara geç geçmesi ve her ek gıdanın birkaç gün ara ile başlanması gerekirki alerjisini azdıran gıdanın tespiti mümkün olsun.

 

 

-Deride döküntü ,kaşıntı,kızarıklık,kabarma bu gibi durumlarla karşılaşanlara önerileriniz nelerdir?

Öncelikle değişik bir şey yedik mi veya farklı bir şeylecildimiz temas etimi bunları hemen bir gözden geçirmek lazım.Bol soğuk suyla yıkanmalı ve nemlendirici bir şeyler sürülebilir( eskiden beri kullandığınız).Eger yüz ve boğaz bölgesinde veya dilde ise kabarma şişme hemen bir dermatoloğa gitmek gerekir.Bu tip şişmelerde nefes borusu tıkanabilir.

 -Aşırı tüylenmem var tedavisi varmıdır.Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?

Aşırı tüylenme genellikle genetik olup hormonlarda çoğu zaman bir bozukluk tespit edilememekte çünkü kılı güçlendiren hormonlar bir ön maddesinden kıl kökünde ve yanındaki yağ dokusunda testesterona dönüştürülmekte.Yani dolaşan kanda hormon miktarı normalkende kıl kökünde yüksek olabilmekte.Tüy problemi olan kişi şişmansa zayıflamalı,yumutlamasında bozukluk varsa geç adet oluyorsa bunlar düzeltilmeli.Laser her hastada iyi sonuç vermemektedir.Ama çok kuvvetli kıla iğneli epilasyon yapıldığında tekrar tekrar derin bir yanma ve doku kaybı olacağı için iz çok fazla olacaktır. En uygun olanı kılı önce laserle zayıflatıp sonra incelen ve derinliği azalmış olan kılı iğneli epilasyonla aldırmaktır.Piyasadaki kıl kökünü zayıflatıcı bitkisel ürünler etkilidir ama herkesde etkinliği farklı olup sıfır kıl şeklinde bir beklentide olmamak lazımdır.Zayıf kıllar hangi yöntemle alınırsa alınsın mutlaka güçlenerek geri gelir.En iyisi zayıf kıllara hiç dokunmamaktır.

 -Stres deride kaşıntıya neden olabilir mi?

Evet olabilir.Stres sırasında salınan bazı kimyasal maddeler kaşıntı alğılayan duyuların daha çabuk uyarılmasına sebep olarak kaşıntıyı başlatırlar.Özellikle saç dipleri,ense ve genital bölgede kaşıntıya sebep olurlar.

 -Ceviz,fındık,fıstık aşırı tüketiminde kaşıntı yapar mı?

Bu tip gıdalar bazı özel maddeler içerirler bu maddelerde kaşıntıyla sonuçlanan bazı kimyasal reaksiyonları başlatır veya güçlendirir.

 -Kına cilde faydalımıdır?

Evet faydalıdır.Ama tıbbi literatürde buna ait bir yazıya rastlamadım.Ama kadınların süsüdür diye bir hadis var.Fakat piyasada hint kınası olarak bulunan kınanın  saç dökülmesi yaptığına birkaç kez şahit oldum.Muhtemelen beyazları daha iyi kapatsın diye içine eklenen kimyasallardan kaynaklanmaktadır.

 -Epilasyon en sağlıklı nasıl yapılmalıdır,özellikle genç kızlarımıza bu konuda neleri tavsiye edersiniz? 

İlk tavsiyem ince tüylerine asla dokunmasınlar.Kesinlikle kıllarını iple aldırmasınlar çünkü en ince tüyü bile alıp kalın kıla çeviriyor.Çok kalın tüylü ise önce lazerle zayıflatıp sonra iğneli epilasyonla aldırsınlar.Bitkisel tüy zayıflatıcılarda uzun vadede etkili olmakta.Özellikle ince yüz tüylerinde tavsiye ederim.

 

-Sağlıklı el ve vücut kremi nasıl olmalıdır,alırken hangi özellikleri dikkate alınmalıdır?

Pahalı ürün iyi ürün diye bir genelleme yapamayız.Sorun yoksa vaselin bile yeterli olabilir.Ama ellerde çatlama pullanma ve yarılmalar başlamıssa özel tedavi gerektirir.Vücut kremleri tamamen kişinin cildinin kuru veya yağlı olmasına göre seçilmeli.Kuru ciltlerde son durulama suyumuza bir litreye bir ölçek bebe yağı veya hoş aromalı bitkisel yağlardan bir yemek kaşığı koyup masajla cilde yedirmek oldukça etkili bir bakım sağlar.

-Sağlıklı saçlar içn tavsiyeleriniz nelerdir,jöle saç dökermi?

Saçlar kişinin süsüdür.En çok kükürtü saçlarımız içerir.Bu nedenle kötü kokan(?) her şey saça iyi gelir.Sarmısak,soğan ,pırasa,kereviz vs gibi gıdalardan mümkünse çiğ bol bol yenecek.Kansızlıkta yine saçın baş düşmanı.İyi beslenmek saç sağlığında temel kural.Ayrıca zeytin yağı sarımsak uygulamalarıda uzun vadede oldukça etkilidir.Fakat kadınlarda tepeden olan seyrelme ve dökülmede vakit kaybetmeden tedavi gerekir bu tip önlemler asala yeterli olmaz.Bu tip dökülmede mezoterapi oldukça etkili bulunmuştur.Jöle hem içerdiği kimyasallar ile saçın şaftına zarar verebilir hemde saçı çıkış yönünün aksine zorlayarak dış kök kılıfı dediğimiz besleyici zardan erkenden ayrışarak zarar görmesine neden olur.Jöle bazen alerjik reaksiyonda yapabilmekte.

 -Cildimde kabarmalar oluyor acaba neden olabilir?

Muhtemelen ürtikeriniz var.Yenilen gıdalardan diş çürüklerine,enfeksiyonlardan ilaçlara kadar pek çok sebepten ürtiker ortayaçıkabilir.Hatta stres bile tek başına ürtiker nedeni olabilir.Hazır gıdlar,kuruyemiş,acılı baharatlı,balık,yumurta,çukulata gibi gıdalardan en az bir ay uzak durun.Geçmez ise veya yüzde şişme kabarma olusa bir dermatoloğa görünün.

 -Yüzümde lekeler oluştu,sivilce gibi ne yapmalıyım?

Leke farklıdır,sivilce farklıdır.Eğer sivilce varsa önce onun içten tedavisi gerekir.Sonra kalan izler için kimyasal peeling uygulaması yapılabilir.Sivilce tedavisi sadece sivilceyi giderir.Oluşmuş izlere etkisi yoktur.

 -Şampuan mı,sabun mu hangisi sağlıklı saçlarımız için?(Kimyasal katkı maddeleri !)

Tabiki doğal sabunlar en iyisi ama bu tip sabunlar sadece yumuşak ve kayanak sularında çözünebilirler.Bu ilaçlı ve sert sularda butip sabunlar çözünmediği için saç üzerinde kalın bir tortu bırakır.Saç mat ve kepekli bir hal alabilir.Deneyin memnun kalırsanız devam edin.

 

 -Evde hijyen sağlamanın yolları nelerdir,sağlıklı temizlik maddeleri nasıl olmalıdır? En sağlıklı temizlik bence bir kova suya 1 yemek kaşığı çamaşır suyu ilavesi ile genel temizlik yapmaktır.Yine tuvaletler akşamdan çamaşır suyu döküp sabaha kadar ağzı kapalı bekletip sabah temizlenirse tüm bakteri ve virüsler için öldürücüdür.Hemde elleriniz hiç suya sabuna değmeden bunlar yapılabilir.Bundan kaçınıyorsanız sirkeyle temizlik yapılabilir ama hoş kokmaz.Benim çok sevdiğim diğer bir üründe arap sabunu.Hem doğal,hem ucuz hemde güzel temizliyor.

-Saç diplerimde sivilceler oluştu acaba nedendir? Yediğiniz gıdalara dikkat edin.Yağlı ve kızarmış gıdalardan ,kuruyemişten uzak durun.Kaşımamaya özen gösterin.Daha sık banyo yapın.Yağlı saçlar için olan şampuanları tercih edin.Bunlarla düzelmiyorsa bir uzmandan yardım alın.

 

 

-Sıvı sabunlar! Sizce sağlıklı mı,önerileriniz lütfen!

Tabiki sabunun içerdiği maddeler daha önemli.Sıvı sabunları herkesin eline değmiyor diye tercih ediyoruz.Sık el yıkayanların sıvı sabunları bol nemlendirici içermelidir.Yoksa ciltte kurumaya neden olabilirler.

 

-Yanıklar da ilk yardım nasıl yapılmalıdır?

 Yanıklarda asıl hasarı yanık anı değil oraya sıkışıp kalan ısı fazlalığı yapar.Bu nedenle soğuk  kompres en önemli uyğulamadır.Ara ara tutup çekerek çünkü donmada aynı oranda risklidir soğuk kompres uyğulanır.Su toplamışsa delinir ama üzerindeki zar kaldırılmaz.Ağrıkesiciler ve duruma göre antibiotik uyğulanır.

 -Pişik,tahriş gibi durumlarla karşılaşmamak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Pişik ve tahrişi daha çok kilolu veya çok terleyen kişilerde görmekteyiz.Daha çok koltukaltı,kasıklar,göğüs altları ve ayaklarda kapalı kalması ve terin tahrişi sonucu oluşurlar.Daha sonra bunların üzerine mantar,bakteri enfeksiyonu veya egzema oturabilir.Öncelikle temiz ve kuru tutmak gerekir.Sık duş almak uygun iç çamaşırları giymek gerekir.Duştan sonra iyice kurulayıp bebe pudrası ile kuru tutmak ve dokunun birbirine sürtünmesini engellemek gerekir.

 

Makyaj malzemeleri,kozmetik ürünler cilt kanserine neden olabilir mi.Özellikle bayanlara tavsiyeleriniz nelerdir?  

Makyaj malzemelerinde eskiden kurşun ,civa gibi ağır metaller bulunurdu.Bu nedenle aşırı makyaj yapan kişilerde cilt kanseri görülebiliyordu.Ama şimdiki ürünlerde bunlara dikkat edilmekte.Yine de en masum rimel dahi reçine içermekte .Bu nedenle sürekli ağır makyaj yapmak cildi pek çok yabancı madde ile karşı karşıya getirmekte.Mümkün olduğunca az ürün ve kısa süre kullanmak gerekir.En sık karşılaştığımız sorun alerji olmakta.Bu nedenle yeni ürünler denemek yerine memnunsalar kullandıkları ürünleri değiştirmesinler.Bir nemlendirici ve bir kalem çoğu kez yeterli olmaktadır.Yazın mutlaka güneş koruyucu kullansınlar ilerde çok faydasını görecekler.Yatmadan önce mutlaka makyajlarını temizlesinler.Kuru ciltler çok daha dikkatli olmalı.Pudralar cildin nemini dahada azaltabilir.Nemlendirici içeren fondötenler yazın hem güneşkoruyucu hemde nemlendirici yerine geçer ama yağlı ciltlerde sivilce gelişimini hızlandırırlar.Ayrıca yağ oranı yüksek ürünler gözaltlarına kayarsa beyaz beyaz topluiğne başı gibi yağ butonlarına neden olurlar.

*****

-Hanımlara evde uygulayabilecekleri doğal maskeleri tavsiye ediyormusunuz.Bir örnek verebilirmisiniz?

Doğal maskeleri pek önermek istemiyorum çünkü herkesin cildi aynı değil siz önerince herkes bunu denemek istiyor.Bu tip masklerden maya ile veya yoğurtla yapılan maskelerden yapıp yüzü oldukça tahriş olup uzun  süre tedavi ettiğim hastalar oldu.Yine havuç veya maydanoz maskesi yapıp yüzünde leke kalan hastalarım oldu.Bu tip maskeler alerjik veya kuru olmayan dayanıklı ciltler için olup özellikle renkli maskleri ve asit içeren maskeleri yazın uyğulamamak gerekir.Bu tarifler doğal diye asla herkese uyğun demek değildir.

*****

-Parmaklarımda tırnak kenarlarında soyulmalar,kızarıklıklar oluyor acaba nedendir?

Bu tip şikayetleri elleri çok suya giren,tırnak kenarındaki etleri koparan ve vitamin eksikliği olan kişilerde görmekteyiz.Öncelikle tahıl ve kepekli ürünleri bolca kulanacağız.Pirinç değil bulğur,tam tahıl ekmeği vs gibi.Bu şeytan tırnakları koparılmayıp düzenli manikür uyğulanacak.b grubu vitamin takviyesi yapılacak.Her suya girdikten sonra hafifçe kurulanıp nemlendirici kullanılacak.

******

 

-Vücudumda nokta nokta kırmızı lekeler var ne yapmalıyım,zararlımı bir hastalık habercisimi? 

Öncelikle bunların ne zamandan beri olduğu önemli.Doğuştan ise uzun sürede bir miktar büyümeleri normal.Ama sonradan çok kısa sürede fazla sayıda oluştu ise karaciğer tetkikleri yapmak gerekir.Bunlar kılcal damar genişlemeleri olup herhangibir zararı yoktur.

******

-Vücudumda yağ bezeleri oluştu (Fasulye-Badem büyüklüğünde)Aldırmak doğrumu,ne yapabilirim?

Bunlar yağ bezlerinin ağzının tıkanıp aşırı yağ üretmesi sonucu gelişirler.Zararlı değillerdir ama sırt gibi,saç gibi bölgelerde basınca maruz kalanca patlayıp enfekte olurlar.Kapsülü ile çıkarmak gerekir.Küçükken çıkartılınca izide ufak olur.Ben alınması taraftarıyım.Lokal anestezi ile çok kısa bir südre çıkartıyoruz.

********

-Direkt güneş ışığına maruz kalmak(Bronzlaşma Uğruna) sizin uzman olarak tavsiyelerinizi alabilirmiyiz?

Yeterli güneşlenmek oldukça önemli.Kemik erimesinden hormon sentezine ve kansere karşı koruyucu olarak güneş şart ama nasıl.Sabahtan akşama güneşin altında yatıp ıstakoz gibi kızarmak marifet değil.Aynı zamanda cildi en hızlı yaşlandıran güneştir.Günlük yarım saat sabahtan veya saat 16 dan sonra en ideal.Asla yüzünüzü  ellerinizi ve dekoltenizi güneşlendirmeyin.Otuz yaşında cildiniz leke ve kırışıklıklarla dolar.En çok sırtınızı,omuzlarınızı ,dizlerinizi ve kalça eklemlerinizi güneşlendirin.Yüzünüzü ve dekoltenizi bir örtüyle kapatın.Bu bölgelerin normalde aldığı güneş zaten yeterli.Yinede güneşlenmeden yarım saat önce yüze ve dekolteye yüksek faktörlü koruyucu sürün.

*****

-Cilt hastalıklarında Kaplıca tedavisi öneriyormusunuz?

Kaplıcalar kılcal damarları açıp doku kanlanmasını artırdığı için özellikle selülitlerde etkili.Yine toksinleri terleme ve solunumla attırdıkları için egzemaların pek çok tipinede etkili olmakta.

*****

-Dar kıyafetler giymenin cilt sağlığına etkileri varmıdır?

Dar iç çamaşırları özellikle dolaşımı bozarak bası yerlerinin dişında yağ toplanmasını artırmakta.Özellikle düşük belli kotlar oturunca iyice sıkışarak kemerin üstünde yağ birikimine ve vücut şeklinin bozulmasına yol açmakta.Ayrıca sert kıyafetler sürtünme yerlerinde deride kılı dökmekte,egzemalara neden olmakta.Bu şikayetleri daha çok erkek hastaların bacaklarında görmekteyiz.

*****

Sağlıklı kıyafet,iç çamaşırı nasıl olmalıdır(Malumunuz çinden gelen ucuz mallar)bunlarda kullanılan boyaların cilde zarar verip vermediği konusunda bizleri bilgilendirebilirmisiniz?

Aldığınız kıyafetin neyden üretildiğini veya hangi boyaların kullanıldığını bilmeniz mümkün değil.Üzerinde yazsa bile ne kadar inanılabilir?En iyisi mümkün olduğunca pamuklu ürünleri tercih etmek.Alerjisi diabeti,ürtikeri olanlar,menapozdaki veya çok terleyen kişilerin sentetik ,naylon,likralı ürünlerden uzak durması gerekir.Yeni aldığınız iç çamaşırlarını nerden alırsanız alın yıkamadan giymeyiniz.Kimyasal yan etkilerin yanı sıra başka risklerde taşıyabilir.

**********

-Tırnak batmasının önlenmesi,nedenleri ve tadavi yolları hakkında bilgi verebilirmisiniz?

Tırnaklar asla derin kesilmemeli.Ayağı çarpmaktan korumak çok önemli.Futbol oynayanların özellikle dikkat etmesi gerekir.Tırnak etrafındaki etleri koparmamak lazım.Olduktan sonra pamuğu elimize kıvırıp nazikçe tırnağın altına doğru iterek tırnağın etin içine doğru değilde dışarıya doğru büyümesi sağlanır.Islak nemli kalmamasına dikkat etmek gerekir.Eğer iltihaplı bir durum aldı zonklama veya akıntı varsa artık bir dermatoloğa başvurmak gerekir.Tırnak çekmeyi önermiyoruz çünkü aynısı tekrarlıyor.

**************

Bebeklerde pişik önlenmesi için annelere tavsiyeleriniz nelerdir?

Nede olsa bebeklerin altı sürekli kapalı kalmakta ve cildi hassas bebeklerde pişikler olmakta.Her alt açmada silme mendilleri yerine duru suyla yıkayıp kurulamak ve çinko ve nemlendirici içeren kremlerle ciltte koruyucu tabaka oluşturmak lazım.Çok ilerlemiş adeta deri yanık gibi soyulmuş ise evde tedavisi artık mümkün değilir.

***********

Güneş kremi,bronazlaştırıcı ile de olsa güneşte uzun süre kalanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

 Hiçbir şekilde uzun süre güneşte kalmak doğru değil.Öğlen saatlerinde asla güneşlenmeyin.Güneş koruyucunuz en az 50 faktörlü olsun.Suya girdikçe yeniden sürün.Suya girmesenizde 2-3 saatte bir yeniden sürün çünkü etkinliği giderek azalmakta.En önemlisi yüzünüzden çok eklemlerinizi,sırtınızı güneşlendirin.

******************

 

WWW.BAFAMEDİCAL.COM

Yorum (yok) Yorum yaz!

AĞIZ VE DİŞ BAKIMINDA 30 HATA

13/3/2009 · Kategori: TAVSIYELER

Ağız ve Diş Bakımında 30 Hata

Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor. Buna rağmen, toplumumuzda her konuda olduğu gibi diş bakımı konusunda da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek oldukça yaygın.
Beyazlatmak isterken başvurulan yanlış yöntemler nedeniyle sağlıklı dişler kaybedilebildiği gibi, söz gelimi “ağız kokusu herkeste olur” tarzında yanlış bir bilgi yüzünden tedavi edilebilecek bu sorundan kurtulmak akla bile getirilmez. Oysa ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilen bir ağız problemidir ve kişinin sosyal yaşam kalitesini düşüren bir etkendir.
Çocuklarda süt dişinin erken çekimi, yeni sürecek olan daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olacağı için, bu dişlere dolgu yapılması gerekirken, diş bakımı konusunda yeterli bir bilince sahip olmayan ebeveynler, nasıl olsa yeni diş gelecek diye çocuklarına dolgu yaptırmaya yanaşmazlar. Bu saydıklarımız, ağız ve diş bakımı konusunda yapılan onca yanlıştan sadece birkaçı.

Doğrular ve Yanlışlar

 

Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:

1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)
Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. 

2- Bastırarak fırçalamak daha iyi temizler. (YANLIŞ)
Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, “fırça çürüğü” dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.

3- Beyazlatıcılı diş macunları dişlere zarar verir, zamanla aşındırmalara sebep olur. (DOĞRU)
Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.

4- Karbonat ve tuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)
Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda doğal rengini kaybeder.
 
5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)
Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise “mercimek tanesi” büyüklüğünde olmalı.

6- Dişler, macun ve fırça ıslatılarak fırçalanmalı. (YANLIŞ)
Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur. 

7- Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)
Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.

8- Estetik diş doğuştan olur, çarpık dişten kurtuluş yok. (YANLIŞ)
Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.

9- İmplant çene kemiğine en uygun şekilde seçilir (DOĞRU)
Çene kemiğine uygun seçilen ve uzman hekim yaparsa düşme riski yüzde 1 oranına kadar düşer.

10- Bütün dişleri çekip yerine implant yerleştirilebilinir. (YANLIŞ)
İmplant’ı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.

11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)
Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.

12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)
Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.

 

13- Diş taşı temizliği dişin minesine zarar verir. (YANLIŞ)
Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.

14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)
Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.

15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)
Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.

16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)
Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.

17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.

18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.

19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.

20- Diş ağrıyınca dişin üzerine aspirin, tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde “alkol-aspirin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar

21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir ve bağımlılık yapar. (YANLIŞ)
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.

22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.

23- Erkek ya da bayan diş hekimleri arasında bir fark yoktur. (DOĞRU)
Erkek diş hekimleri daha iyi diş çeker diye bir durum söz konusu değildir. 

24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. 

25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.

26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür

27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)
Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir. 

28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır. 

29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.

30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)
Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz.

 

www.ailem.com

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!